Mobil Bankacılık Dolandırıcılığı: Adınıza Kredi Çekilerek Nasıl Borçlandırılıyorsunuz?
Mobil bankacılık uygulamaları hayatımızı kolaylaştırdı. Artık kredi başvurusu yapmak, para transfer etmek veya kredi kartı işlemlerini gerçekleştirmek için şubeye gitmeye gerek kalmıyor. Ancak teknolojinin sunduğu bu kolaylıklar, dolandırıcılık yöntemlerinin de değişmesine neden oldu.
Son yıllarda özellikle yatırım vaadiyle gerçekleştirilen mobil bankacılık dolandırıcılıklarında dikkat çeken bir değişim yaşanıyor. Eskiden dolandırıcılar doğrudan hesapta bulunan parayı hedef alırken, bugün çok daha farklı bir yöntem kullanıyorlar: Mağdurun adına kredi çekmek, kredi kartı limitlerini kullanmak ve kredili mevduat hesabını (KMH) tüketmek.
Birçok kişi hesabında para bulunmadığı için güvende olduğunu düşünse de gerçek durum çoğu zaman farklıdır.
Yeni Nesil Dolandırıcılık Nasıl Başlıyor?
Dolandırıcılık vakalarının önemli bir kısmı sosyal medya reklamlarıyla başlıyor.
Yüksek kazanç vaadi sunan yatırım ilanları, kamu kurumu izlenimi veren reklamlar veya profesyonel görünümlü yatırım platformları vatandaşların karşısına çıkıyor. Reklama tıklayan kişiler daha sonra kendisini yatırım danışmanı, finans uzmanı veya banka görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından aranıyor.
İlk aşamada mağdurun güveni kazanılıyor.
Küçük miktarlı işlemler yaptırılıyor. Bazen sahte kazanç ekranları gösteriliyor. Ardından süreç giderek derinleşiyor.
Tam bu noktada dolandırıcılar ekran paylaşımı veya uzaktan erişim uygulamaları devreye sokuyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) da vatandaşları bu konuda sürekli uyarmaktadır. Bankalar hiçbir zaman müşterilerinden ekran paylaşımı yapmalarını veya doğrulama bilgilerini paylaşmalarını istemez.
Kaynak:
https://www.bddk.org.tr

Gerçek Tehlike Hesaptaki Para Değil
Birçok kişi dolandırıcılığın yalnızca hesapta bulunan paranın çalınmasıyla sınırlı olduğunu düşünür.
Oysa günümüzde dolandırıcılar çoğu zaman müşterinin mevcut parasını değil, bankanın müşteriye tanıdığı borçlanma kapasitesini hedef almaktadır.
Bunun için;
-
- İhtiyaç kredisi kullanılır,
-
- Kredi kartından nakit avans çekilir,
-
- Kredili mevduat hesabı (KMH) aktive edilir,
-
- Limit artırımları yapılır,
-
- Ardından elde edilen tutarlar farklı hesaplara yönlendirilir.
İstanbul Anadolu 10. Tüketici Mahkemesi’nin önüne gelen bir uyuşmazlıkta da mağdurun adına tüm limitlerini kullanabilecek şekilde kredi kullandırıldığı, kredi kartından nakit avans çekildiği ve KMH işlemleri gerçekleştirildiği görülmektedir.
Bu nedenle birçok mağdur hesabındaki para yerinde olmasına rağmen kendisini yüksek miktarda borçla karşı karşıya bulmaktadır.
Dolandırıcılar Neden Önce Kendi Hesabınıza Para Gönderiyor?
Mobil bankacılık dolandırıcılığı dosyalarında dikkat çeken ayrıntılardan biri de budur.
İncelenen bilirkişi raporunda, işlemlerin önemli bir kısmının mağdurun başka bir bankadaki kendi hesabına gönderildiği tespit edilmiştir. Raporda üçüncü kişiye yapılan doğrudan para transferinin yalnızca 11.500 TL olduğu belirtilmektedir.
Bu durum ilk bakışta kafa karıştırıcı görünse de dolandırıcılık senaryolarında sık karşılaşılan bir yöntemdir.
Dolandırıcılar öncelikle mağdurun kendi hesapları arasında para hareketleri oluşturarak işlem güvenliği algısını artırmakta, ardından farklı yönlendirmelerle fonların kontrolünü ele geçirmektedir.
Bu nedenle yalnızca para transferinin kime yapıldığına bakmak yeterli değildir. Sürecin bütünü değerlendirilmelidir.
Mobil Bankacılıkta Güvenlik Nasıl Aşılıyor?
Çoğu olayda banka sistemlerine teknik anlamda bir sızma gerçekleşmemektedir.
Bilirkişi raporunda da işlemlerin mobil bankacılık kanalları üzerinden gerçekleştirildiği, ilgili cihazlardan onaylandığı ve doğrulama mekanizmalarının çalıştığı değerlendirilmiştir.
Ancak bu durum her zaman mağdurun bilinçli hareket ettiği anlamına gelmez.
Sosyal mühendislik adı verilen yöntemlerde kişiler;
-
- Psikolojik baskı altına alınabilir,
-
- Acil işlem yapmaları gerektiğine inandırılabilir,
-
- Sahte yatırım fırsatlarına yönlendirilebilir,
-
- Ekran paylaşımına ikna edilebilir.
Nitekim bilirkişi raporunda da sosyal mühendislik dolandırıcılıklarının günümüzde en yaygın yöntemlerden biri olduğu ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.
Dolandırıcıların hedefi çoğu zaman sistemi hacklemek değil, insanı manipüle etmektir.
Bankalar Her Durumda Sorumluluktan Kurtulur mu?
Hayır.
Her olay kendi özel koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.
Bilirkişi raporunda elektronik bankacılık sisteminde teknik bir güvenlik zafiyeti tespit edilmediği yönünde değerlendirmeler yapılmış olsa da, aynı raporda sıradan banka müşterilerinin gelişmiş bilişim saldırılarından tek başına korunmasının her zaman mümkün olmayabileceği ve bankaların sorumluluğuna işaret eden çok sayıda yargı kararı bulunduğu da belirtilmiştir.
Bu nedenle;
-
- İşlem yoğunluğu,
-
- Risk analiz sistemleri,
-
- Şüpheli işlem kontrolleri,
-
- Müşteri doğrulama süreçleri,
-
- Olayın gerçekleşme şekli,
ayrıntılı olarak incelenmelidir.
Her mobil bankacılık dolandırıcılığı dosyasında otomatik olarak aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir.
Dolandırıldığınızı Fark Ettiğinizde Ne Yapmalısınız?
Zaman kaybetmeden hareket edilmelidir.
Öncelikle:
-
- Banka derhal aranmalıdır.
-
- Hesaplara bloke talep edilmelidir.
-
- Yazılı itiraz yapılmalıdır.
-
- Savcılığa suç duyurusunda bulunulmalıdır.
-
- Telefon kayıtları ve ekran görüntüleri saklanmalıdır.
-
- İşlem hareketleri detaylı şekilde temin edilmelidir.
Özellikle ilk saatlerde gerçekleştirilen müdahaleler, para hareketlerinin izlenebilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
Sonuç
Mobil bankacılık dolandırıcılığı artık yalnızca hesapta bulunan paranın çalınmasından ibaret değildir. Günümüzde dolandırıcılar çoğu zaman mağdurun adına kredi çekmekte, kredi kartı limitlerini kullanmakta ve KMH hesaplarını tüketmektedir. Bu nedenle hesabınızda para bulunmaması sizi otomatik olarak güvende kılmaz. Mobil bankacılık işlemlerinde ekran paylaşımından kaçınmak, doğrulama bilgilerini korumak ve şüpheli durumlarda derhal bankayla iletişime geçmek büyük önem taşımaktadır.
Harici Kaynaklar:
https://www.bddk.org.tr
